17 Kasım 2008 Pazartesi

ana britannica

tarih mi oldu bunlar?

bizim vardı 24 cilt.
vaktiyle teker teker almıştık.
gazetelerin ansiklopedi savaşlarından önceydi.
(o kadar tarih yani)
abone mi ne olunuyordu galiba.
sonra ayda bir mi, iki ayda bir mi ne, posta ile geliyordu.
çocuktum.
sevinirdim.
salonda duran kitaplığın alt rafında dizli dururlardı.
dönem ödevleri, ders araştırmaları falan gibi durumların ilk müracaat noktasıydı.
e gugıl yok yabi o zamanlar.
ne gugıl, ne internet var hayatımızda.
ansiklopedi önemliydi.
hem de çok önemli.

severdim okumayı.
öyle belli bir konuda araştırma yapmak için değil tek,
gazete, dergi karıştırır gibi okumayı severdim.
tv karşısında, herhangi bir programı seyrederken mesela.
elimde bir cilt ana britannica.
rasgele açılan bir sayfa.
alfabetik sırada maddeler.
tarih, bilim, edebiyat,coğrafya....
ne ararsan var.
okurdum.

sonra,
gugıl çıktı mertlik bozuldu.
internette sörf aldı benim anabirtannica ciltlerinden herhangi birini alıp rasgele sayfa açma merakımın yerini.
biz taşındık.
salondaki eski kitaplık taşındı.
britannicalar taşındı.
sonra ben evlendim taşındım.
aramıza mesafe girdi eski "hobi" malzemelerimle.
nerden aklıma geldi bilmiyorum ama geldi işte.
annemlerin evinde, herhalde kardişin odasında uyuyorlar şimdi.
kimse ilgilenmiyor onlarla.
terk edilmiş gibiler.
üzülüyorum.

evde yeni bir düzenleme yapıp, onları alsam mı acaba?
kucağında laptopla oturup tv seyrederken gugılda ne arayacaksın ki?
oysa onlar öyle mi!
seç bir cilt
aç ortadan rasgele bir sayfa
bir sürü bilgi karşında.

düşününce özledim ansiklopedilerimi.
siz de hatırlayın onları istedim
8)
bu hesapsız yazının sebebi budur.

16 yorum:

who dedi ki...

:) arada fasuküllerde eksiklik olurdu annemle neresi bilmiyorum ama dolmuşa filan gidip eksikleri tamamlardık. sonra matbaaya verip cilt yaptırırdık. kapaklarını da gazete verirdi. her cilt sonunda :) bizimkiler nerde bilmiyorum valla. ist konya ist bir sürü ev değiştirirken arada evsiz kalıp eşyalar depolarda kalırken kimbilir onlar nerde kaldı. bilmiyor şimdiki çocuklar ne fena. daha fenası ? ben oturduğum yere en yakın kütüphane nerde onu bile bilmiyorum.

ne iyi ettin de yazdın bir sürü şey düşündürdün..

sevgiler.

kayipsimurg dedi ki...

Bi de Hayat Ansiklopedisiyle Cumhuriyet ansiklopedisi vardı bizim evde.
Tek ansiklopedi okuyan çocuk olduğumu düşünüp kimselere diyememiştim.:)Saol yaa senin sayende tek olmadığımı öğrendim artık gerine gerine diyebilirim:)
Sahi sen sözlük de okurmuydun? Tanıdığım bazı şahıslar okurdu da :))

Dolphinblue dedi ki...

öncelikle seni çok özlediğimi fark ettiğim için geldim bloğuna haberin ola :) ansiklopedi karıştırmayı bilmeyen bir nesil büyütmeye başladığımızı çocuklarımızın kitap kokularına maruz kalmadan elektronik eşya önlerinde vakit harcadığını düşündükçe üzülüyorum aslında...

sen o ansiklopedileri doğudaki okullardan birine gönder şekerim :) onlşarda ne pc var nede kitap... hatta bunun için misss'e müracaat bile edebilirsin. geçen yıl kaybettiği bir blog dostunun adına kütüphane açmak için uğraş veriyorlardı çünkü... benimki yalnızca bir fikir tabii...

Adsız dedi ki...

inönü ansiklopedisi.. babamın evindeki..
sonradan bi de amerikın evridey dikşınıry.. ama dikşınıri deyip geçme..
cilt cilt.. ve benim pöti larusum elbet.. fr olanı..

ben de bayılırdım.. ama biryerlerde duyduğum.. izlediğim şeyleri arardım..genelde..

şimdi bayan gugl..
evde.. bir kocaman türkçe pöti larusum var.. merdivenlerde duruyor.. iki kat arasında..
çocuks seviyor karıştırmayı..
he bi de yengeçim çekirdeğim.. sözlük bakmayı seviyomuş.. bi sözcüğü ararken üstündeki altındaki derken bir yerine üç tane öğreniyormuş..
ben de öyleydim..
bayıldım bu işe =)..

sevgiyle diyelim bi de..
=)

atalet...

burdasaklaniyorum dedi ki...

kimcim,
kütüphane olayı hepten bitiyor valla. gerçi kitaplara olan tüm tutkuma rağmen, kütüphaneleri hiç sevmedim ben ama... ölsünler istemem.
kayıpcım,
hayat ansiklopedisini de bilirim elbet. maviydi dimi onların ciltleri 8) ve evet sözlük okurdum, o tanıdığın birine söyle hiiiiiç yalnız değil 8)
dolfinim,
gel anacım, gel.ben de özlüyorum seni.
ansiklopedileri doğuya yollama fikrini düşünmüştüm evet. daha ciddi düşünmeli aslında. doğru söylüyorsun. çağı biz atladık ama henüz ansiklopedi bile görmemiş ne çok çocuk var şu ülkede. 8(
ataletim,
siyahlar prensesi çekirdeği öp benim için diycem ama o sevmez öyle şeyler bilirim 8)
çok haklı. bir sözcük ararken birden fazla öğreniyorsun. sözlük ve ansiklopedi kullanmayı bilmeyen nesillere üzülüyorum aslında. araştırma yapmak diyince tek anladıkları gugıla sormak olacak yakında. kaynak kullanımı falan kaldı mı artık? hele referans kitap kullanımı?
benim favorilerimden biri de ebruli sözlük şimdilerde.eski kelime merakımdan 8)

Boogie dedi ki...

Bende çok severdim ansiklopedileri. Yeni fasikülün gelmesini, ciltlenmesini heyecanla beklerdim. Bak şimdi benimde aklıma soktun acaba bende onları alıp evime getirsem mi? Ne çok severdim rastgele açıp okumayı :)

burdasaklaniyorum dedi ki...

bugi hoşgeldin 8)
rasgele açıp okumak asıl en zevklisi değil mi? belli bir şeyi arıyor olmaktan daha zevkli. ama bilmiyorum ki, artık evde de olsa açıp okur muyuz gerçekten.

Ece dedi ki...

Magissa'ya aldığımız ilk büyük yaş günü hediyesiydi.Çok erken sökmüştü okumayı. Roman okur gibi ansiklopedi okurdu senin gibi..
Yıllar sonra, gazetelerin verdiği diğer ansiklopedilerle birlikte beyaz tebeşir kampanyası için TRT binasına teslim ettik hepsini.

Sen evine getir seninkileri..Gugıl'dan öğrendiklerini de eklersin içine..

Sevgiler canım

burdasaklaniyorum dedi ki...

biz de bir yerlere bağışlasak iyi olacak aslında ececim. ne iyi etmişsiniz.
ama gerçekten zevklidir onları alıp okumak yahu! biz tuhaf çocuklar değildik 8)

geçkalmadımki dedi ki...

Canım
ben de Biriz'e söyledim İstanbuldaki evde duran 20 cilt Ana Britanicayı Van'da bi okula yolladı, bir kampanya içinde..
hem işe yarayacaklar diye düşündüm, hem de kitaplıkta iki raf boşaldı.. gidince yeni düzenleme yaparım artık..
öperim seni benim kitap kurdum...

alpernatif dedi ki...

aaaaaaa
birde britanica olmadan hayat ansiklopedisi vardı
6 cilt
sonra (sıralamayı kim yaptıysa) 100 ünlü Türk büyüğü isimli pek edebi bir eser vardı

Demek ki annelerin kaderi giden çocukların ansiklopedilerine göz kulak olmak

burdasaklaniyorum dedi ki...

fundacım iyi olmuş gerçekten. gerçi ben çok seviyorum onları, pek kıyamam da ama... işe yaramaları lazım.
hoşgelişlerolaalperpaşa,
hayat ansiklopedileri de bir tarihtir yahu! herkes onları hatırlıyor bak.

uctemmuz dedi ki...

Al getir onları eve. Valla bak. :) Bizimkiler kütüphanede duruyor, arada bir baktığımız bile oluyor.
Ben asıl buradaki eski kütüphaneyi pek arıyorum ama yakalayabilene aşkolsun. Ne zaman yerini sorsam bşka bir tarafa taşınmış oluyor. Eski hali öyle hoştu ki. İstediğin kitabın kartını bir küçük çekmeceye koyardın. O çekmece üst kata çıkardı (mini asansör gibi bişey) az sonra içinde istediğin kitapla aşağıya inerdi.Sihir gibi geliyordu bana. :)
Öperim canım benim.

Parpali dedi ki...

Bize kupon biriktirmek gibi bir terim kazandıran o gazeteler, o ansiklopedilerin değerini arttırdı mı, azalttı mı sizce? Azaltmıştır muhakkak değil mi? O kuponlarla bizim eve de alınmıştı ansiklopedi. Ve bizimkilerde kaybolup gitti bir yerlerde, oradan oraya taşınırken.

burdasaklaniyorum dedi ki...

temmuzum turuncum,
o ne güzel bişeymiş. sihir gibi gerçekten. kartı kitaba dönüştürme makinesi.
ne güzeeel.
parpali,
evet azalttı bende de. ne o öyle kiloyla ansiklopedi mantığı!
her gazete ötekinin ansiklopedisini kötülemeye, kendininkini methetmeye çalışır...
sinir bi dönemdi.

kayipsimurg dedi ki...

panoramik fotoğrafların nasıl çekildiğini anlattım :)